İşte yine,
Sonsuzluk yolundayım.
Şeytani dönemeçleri alırken,
Şeyhimin sesini duyuyorum.
“kalpler bit pazarı”
Derdi.
Kalbi anlatmak için,
Yine o yol.
İnsanlarsa uykuda,
Hazırlanıyorlar mı?
Ne gezer.
Kıvılcım düşmesine rağmen,
O yol üzerindeyim.
Duyulmayacak şeytanın sesi,
Gireceğim sevdanın koynuna.
Zifiri gecelerde,
Aydınlatmak adına,
Sonsuz yol sürücüsü.
Küfemde sabır,
Ve aşk;
Yüklü olarak.
Yürüyorum sonsuzluk yolunda,
Çocuklardan,
Analardan.
Geçerek gelecek olanlar.
Yolcum benim.
Ücret almıyorum yolcularımdan.
Yüreğimde kabaran hüzne,
Gönlümde çağıldayan ızdıraba,
Rağmen,
Yürüyorum sonsuzluk yolunda.
Sonsuzluk yolcusu,
İşte yine,
Kalbimin tam üstünde,
Tuttuğum.
Türbe yeşili tespihim,
Şahadet parmağım ki o,
Mermi devşirmekte.
Söz vermişim verdiğim yere,
Tepelerin üstünde,
Dağların eteklerinde,
Bulutları, artıkları,
Yok etmeye.
Yürümüşüm bir kere,
Söylemişim bin kere,
Sonsuz yol sürücüsünü.
Duraklarımı soruyorsun,
İnsanlar, insanlar
Şartım var!
Düşünen insanlar.
Nerelere götürüyorum,
Neler veriyorum.
Gizli kalmış,
Küllenmiş bir uygarlığı,
İçermeye götürüyorum.
Tümsekler geçiyorum,
Yokuşlar çıkıyorum,
Kim an ağladığım oluyor,
Kimi an öldüğüm.
Dönüyorum mu yoruldum mu?
Terliyorum;
Boncuk boncuk.
Sonsuz yol sürücüsü,
Yolcularım benim,
Umut dolu, umutsuzluk dolu.
10.11.1981








