Bir diyarda vurdular beni,

Vuranlar buzdağlarına gömdüler beni,

Anama haber saldılar, anama erdiler beni,

Gittim gittim yollar yordular beni,

Rüzgârlarla şimşeklerle çağırdılar beni,

Uhud da nöbetçi, Bedir de aslan sandılar beni,

Bir deve hörgücünde, tenha bir köşede buldular beni,

Ammar’dım, Yasir’dim bir vakit Mekke Medine (de),   olması gerek

Dönüp geldiler, Beyazıt ta çöplükte buldular beni.

Sordular kimdir, kimindir bu hal, neyin nesi?

Bir ses ile uykumdan uyandırdılar beni.

Döndüm baktım bir şehir ve başında bir cellât,

Boynumu satırına mermi gibi, sürdüler beni.   ………(koyun)…olmalı..

Beni ‘ben’ ile kundak edip beşiğe koydular beni,

Nereden bilirdim gelen tufan, nefsin selinde boğardı beni.

Güneşe gittim, itti ay’a kavuştum , yıldızlara attı beni.

Ben ‘ben’ ile kaldım bir başıma, Yusuf’un kuyuya itti beni. (.kuyusuna.. olsa )

İtildim mekânlardan, atıldım zamanlardan; kaldım bende ‘ben’i,

Bir beyaz önlük; kefen gibi ruhuma sardılar, çıplak kıldılar beni.

26 Kasım 2005

Erpa- Karagümrük- Fatih

Joomla Template - by Joomlage.com