Sana şiir yazacağım, harfleri sümbül koksun.
Sana şarkılar söyleyeceğim, musiki gül olsun.
Sana türküler yakacağım, havası yanık olsun.
Geldi geçti ömrümüz sanki bir gün gibi.
Bahçemizde yetişti dört çiçek; sümbül, gül, zambak, leylak,
İşte geldik, gelinlik damatlık din görevlileri lokalinde o düğün.
Dayım girmez içeri, Kur’an okunuyor diye,
Sen mahzun, ben mahcup; varsın olsun, katlandık Allah diye!
Şimdi fısıldarım kulağına bir an da olsa bırakma beni,
Tut şimdi, tam zamanı, tut ki düşmeyeyim.








