Babam kış gecesi dışarıda soğuk,
Babam kar tanesi gibi donuk.
Ne oldu demeye kalmadan,
Şimşekler çaktı evin içinde bir ışık.
Biz kaçtık, babam kaçtı, kaçmakta bizden kaçtı.
Annemin figanı ocakta ateşi yaktı.
Babam bu gece ne kadar da soğuk.
Kim üşüten babamı, babam üşüyor.
Babam üşüdükçe bizi de üşütüyor.
Dargınlık ruhunu lime lime eder,
Bizde ise vurdumduymazlık,
Anne babam niye erir?
Babamı yakan ateş ne?
Babamı biz mi eritiyoruz anne?
Babam bizsiz mi erir anne?
Anne sen konuş babamda ki bu öfke,
Boğmadan bizi kayığına al anne!
Anne sen babasız yaşıyorsun,
Söyle nasıl bir ruh hali,
Bizde alışmalıyız değil mi?
Bir gün kartal yuvadan uçunca.
Anne: yavrularım ben babasız öksüz,
Evlatlarımla anneyim.
Bilmelisiniz baba ulu bir çınar,
Biz de gölgesinde seyyahız.
O kanat çırpan bizim için,
Yanık türküleri de bizim için,
Babam yaşasa şimdi gül gibi koklardım.
Nefesine saçlarımı asardım.
Şimdi sizin babanız var çocuklar,
Babanız kalmadan yaşamak var, (olmadan) olmalı…..
Babanın öfkesi bir gül kokusu,
Koklamayı bilirsen bahçen zenginleşir.








