Şiirsiz bir yaşam, susuz toprak örneği,

Veya acı çektirilerek öldürülen zanlı.

Bir müddet öyle yaşayayım dedim.

Başaramadım, şiirsiz yaşamayı.

Döndüm mısralarıma ve onlara yalvardım,

Bilinçsiz bir şekilde sizi terk eden ben’e,

Lütfen siz dönün, siz dönün çaresiz adama.

Ruhların geometrisi ölçüsüz, derecesiz

Olduğu bir ortamda ölçüye muhtaç ben,

Sizinle konuşmak istiyorum. Mısralarım,

Sözcüklerim ruhumun aynaları.

Aşırı şefkatin ruhuma sapladığı her ok,

İrin dolu yaralarla donatırken beni.

İnsanlardan kaçtım bir zaman,

Size geldim mısralarım kelimelerim.

Uzun bir müddet insanlarla yaşadım,

Gördüm ki onların arasında düşünceye yer yok,

Geldim size mısralarım bir suçlu hüznü ile.

Siz ne kadar şefkatli yapıya sahipsiniz?

Katil ve caniler sizin potanızda eriyor.

Yine şiire döndük Aralığın soğuk bir gecesinde,

Rüzgârın sertliği beni mısralarıma daha bir bağladı,

İnsanların soğukluğu kelimelerime sımsıcak kıldı beni.

Tekrar şiir diyorum Aralığın yirmi dokuzunda,

Size geliyorum, çile danışmanı kabul eder misin?

                                      28.12.1979/ 24:00    

Joomla Template - by Joomlage.com