Tren;

Yüklü kalkar,

Modası geçmiş kentlerden.

Kentlere ulaşır modası geçmiş yolcularla.

Yolcular ki onlar kentler arasında,

Sarkaç gibi yaşam sürerler,

Onların dünyasında.

Tren kadar kısa,

Kıtalar kadar uzun,

Dünyalar vardır.

Tren;

Kısa ve uzun insanlar taşır.

Çocuk sesi karışır trenin çığlıklarına.

Çocuk niye ağlar?

Ağlaması gereken koca adamlar dururken?

Hatırlatma mıdır çocuğunki?

Kim duyar, kim düşünür?

Karanlığa kurşun gibi saplanan tren,

Neleri taşır karanlığın koynuna.

Günahları sevapları mı?

Kim bilir, yolcuların

Kaçta kaçı cenabettir.

Ya da şu saatte sen,

Hedefine ulaşmak için didinirken,

Bulujinli kızla erkek,

Yani Kaya ile Deniz.

Kim bilir neleri paylaşıyorlar?

Tren;

Ne kadar şefkatlisin,

Ki yolcuların günah dolu,

Sen onurlu bir hamalsın.

                                      13.11.1981

Joomla Template - by Joomlage.com