Vakti içiyorum kirli bakır kaplarda.

Yıkanmış bakraçlar hani?

Kir her bir yanım! işgal ne, soluk

Ölüm de ne ki?

Sürgit üstüne üstüne leşin.

Toprak isyanda, ruhum teslim.

Geldim kalıcı mıyım sandım dünya tantanasına.

Mezar: davul, zurna ve bin bir İspanyol çengisi.

Ya biz, biz neyiz evveli parya, ahiri parya biz,

Biz ki;

Koca bir işgale hora tepenleriz.

Hangi şehir ayağa kalkar,

Hangi kuş isyan çığlıkları sunar?

Yani bizim suskunluğumuza.

Eşya, hayvanat ve nebatat bir ehl-i cihad,

Oysa insanlığımız baba-i devlette post.

Sermaye-i ana köle,

Fitne-i saadet pul.

Yapıştık kaldık ey zulüm, zulmün kapılarına!

Açıl susam açıl dinlediğimiz,

Çocukluğumuzda sinbad,

Ya da sihirli bir değnek.

Tarih devriliyor, pörsüyor gençlik,

Dinle dinle ruhumun musallat gölgesi!

Uyana kuşanıyorum        

Kim bilir?..

İsyan cümle-i gaflete bir tokat.

İster misin ey yar,

Güneş gaflet alınlarına eriversin!

                                      14.11.1983

Joomla Template - by Joomlage.com