Hastayım kimse inanmıyor,
Hiç durmadan başım dönüyor.
Hassaslık diyorlar kabalaşmış dünyada,
Yataktayım yatıyorum garibim bu dünyada,
Dünüme bakıyorum albüm yaprakları,
Gençliğim düşüyor perdelerim üstüne.
Perdeler ki yakın dostlarım,
Kasımpaşa da küçük bir oda da.
Bir dünya mum gibi erimekte,
Tutayım ellerini Süleyman Efendi.
Tut benim günahkâr ellerimi,
Kim bilir nasıl bir dünyada,
Yol alıp gitmektesin,
Sözler beyhude, figanım naçar.
Bende gelip gitmekteyim,
Süleyman Efendi bir bak aynaya,
Aynalar seni terk etmeden,
Gel, dedikçe bu hain kaçışın yok mu?
Kar kaçabildiğince bir pusuda da sana kurulur da,
Düşersin benim gibi yaban ellere,
Kimse gelmez günlerin gece olur,
Sözlerin hiçbir anlam taşımaz,
Beyhude beklersin,
Azrail’in kiminle randevusu var ki?
26.07.2006








