Yorgunluk yordu beni,

Rüzgârlara serdi beni,

Bıraktım kendi haline,

Bir bulan buldu beni.

Üst baş araması beyhude,

Bir kimlikle(r) gömdüler.

Musalla taşında bir beni,

Kabre koydular beni.

Efkârımı kefene koydular,

Dilimi bir düğümle boğdular,

Aldılar saldılar beni,

Bir taşa sürdüler beni.

Ben gittim, gölgem gitti.

Ben bittim, yollar bitti.

Gittiğim yollara sordular beni,

Yollar yordular beni.

Eller vurdum, ellere vurdular beni.

Elden ele vuranlar oldu beni.

El kapısında kovdular beni.

Kendi kapımda müşfik buldular beni.

Yarandım yaranamadım,

Bir kefende buldular beni.

Kefenimi biçenler,

Mezara çırılçıplak koydular beni.

Uzun etme ey şair!

Ben de söyle beni.

Ne beklerdin bu dünyadan?

Kahırla yürüdün bu diyardan.

Bu dünya bende fani,

Beni benle birleştirenler hani?

Ben ben ile gider oldum.

Gelenler kendinde buldu beni.

Sarıldım yüreğimle her dosta,

Dost giymişse tilki postu,

Yola koydular bir hırka ile beni,

Beni padişah, seni Yunus yaptılar

Az gittim uz gittim,

Deniz deryalar teptim.

Karıncalar bile geçti beni,

Oturdum halime ağladılar beni.

Bu dünya dediler bir yarış,

Hadi durma sen de karış,

Er meydanı bildim meydanı,

Meydan ki namert pazarı.

Bir curcuna ile aldılar beni,

Sırtıma bir mühür vurdular.

Hiç yarışında süründürürler seni,

Ben ben ile kaldım kurtar bende beni.

Bulutlarda yağmur olsam,

Toprağında patlayacak tohum.

Bir halime kalsam,

Bin bir parça ederler beni.

Delikanlılık yurdunda güneş olsam,

Güneşte büyütseler beni.

Gece yıldızlara karışsam,

Güneşte ayda bulsalar beni.

Dost dost diye hepsine darıldım,

Bir sadık yar buldum bende beni.

Her şey faniymiş anladım anlamada seni,

Bir başıma kaldım bende beni.

26.08.2006/ Cumartesi/ 14.45/ Çavuşbaşı

Joomla Template - by Joomlage.com