Aşk'ını köreltenler, farkında olmadan vahşileşiyorlar. Vahşileştikçe "Dava" idrakini yok ediyorlar. Dava, Deva arayışına dönüşüyor. Seküler bir anlayışın üreteceği dert, tekrar seçilme, daha çok para, daha üst şöhret. Bu kavramlar bir Dava adamında "Dert" hâline nasıl dönüştü, nasıl dönüşür? Bu soruyu merhameten de sormak ehl-i vicdanın işi değil mi, olmamalı mı? Sükût ederek, gözleri yumarak, kulakları tıkayarak acı hakikat tokatından kendimizi koruyabiliyor muyuz? Mümkün mü? Memleketine sevdalanmış yürekler, sevdalarını sanal cennet'lere nasıl da kiraya verirler, vermişler? Maziyi kendi ruh iklimlerinde, meze hâline getirmek ve mâzi ile teselli bulmak, bir anlamda hastalık hâli değil midir? Okey, tavla, iskambil ve benzer kumar araçları ile kurulan masalarda, hangi dava, dertlere deva olacak? Olabilecek mi? Bu aldanış otobanından çıkmak zorundayız. Umudu ve hasreti Hekimbaşı çöplüğü hâline getirmeye kimselerin hakkı yok. Çöplüklerin yeşil alan hâline getirilebildiği bir imkânlar tünelinde, ruhları çöplük hâline getirmek kimin haddine!..
Joomla Template - by Joomlage.com